Cemal İncesoyluer

“YOKSULLUĞUN İLAHİ BİR PLAN OLDUĞU BÜYÜK BİR YALANDIR”

 

2013 yılında hayatını kaybeden bir adam vardı.

Sosyalistti, yaptığı açıklama ve konuşmalarından dolayı hemen herkes O’nu deli sanıyordu.

Lafının sözünün ayarı yoktu.

Doğru bildiğini hiç eğip bükmeden söyleyen bu adam, Venezuela Devlet Başkanı Hugo Rafael Chavez’ den başkası değildi.

Venezuelalı politikacı ve 1998’den ölümüne kadar ülkenin devlet başkanıydı. 2007 yılında Venezuela Birleşik Sosyalist Partisi’nin (PSUV) lideri olan Chavez, 1997’de kuruluşundan itibaren Beşinci Cumhuriyet Hareketi’nin de liderliğini yapmıştır.

Bir işçi sınıfı ailenin çocuğu olarak Sabaneta, Barinas’ta doğan Chávez, kariyerine subay olarak başladı. Ülkenin politik sistemini eleştiren Chávez, 1980’lerin başlarında gizlice Bolivarcı Devrimci Hareket-200 (MBR-200) kurdu. 1992 yılında Başkan Carlos Andrés Pérez hükümetine karşı başarısız bir darbe girişimine liderlik yaptı. 2 yıllık hapislik sürecinden sonra Beşinci Cumhuriyet Hareketi kuruldu ve 1998 yılında Venezuela devlet başkanı seçildi.

Mesela Chavez, “Halkımızı sindiren tüm zincirleri, açlık, yoksulluk ve sömürgecilik zincirini kırmadan önce istirahate çekilmeyeceğiz. Ya bu ülke özgür bir ülke olacak, ya da onu özgürleştirmeye çabalarken öleceğiz.  Örgütlü bir halkı hiçbir kuvvet yenemez!” diyordu.

Chavez’ in en önemli açıklaması ise şöyleydi: “Yoksulluğun ilahi bir plan olduğu büyük bir yalandır. Tanrı açlık ve yoksulluk isteseydi denizde balık, ormanda meyveler ve insanlık yararına nice şeyler armağan etmezdi. Evet tanrı, insanların ulaşabileceği ve herkese yetecek kadar zenginliği tüm insanlara sunmuştur ama birileri bunların çoğunu almak için ‘Tanrı sizlere yoksulluk karşısında sonsuz ve mutlu hayat verecek’ demektedir. Yoksulluk arttıkça ve Tanrı’nın herkes için verdiği zenginliklere birileri daha fazla el koydukça Tanrı adına konuştuğunu ileri sürerek yoksulluk karşısında SUS diyen din adamları da çoğalmaktadır. Latin Amerika yoksulluk karşısında susan insanların coğrafyası olmayacaktır.”

Ne kadar tanıdık sözler. Allah’ın evrensel yasaları ve ilahi planı, adalet üzerine kuruludur.

İlahi plandaki insanları sınavı da, adalet, eşitlik ve özgürlük kavramını işletmek içindir. Ne yazık ki asırlardır emperyalist ve sömürgeci anlayış nedeniyle, dünyada insanlık açlıkla karşı karşıyadır.

Yeryüzündeki zenginliğe, ne yazık ki bir takım bireyler ve ülkeler tarafından el konulduğu için Afrika’da ve bir çok yoksul ülkede insanlık dramı yaşanıyor.

Silah üretimi, zenginlerin kazanç kapısı, yoksulların can pazarıdır.

1400 yıl önce Hazreti Muhammed Aleyhisselam bulunduğu coğrafyada bu haksızlığa, adaletsizliğe ve insanlık onurunu zedeleyen tutumlara karşı İslam dinini getirerek, ilahi vahiylerle son evrensel mesajı toplumlara ulaştırdı. O günün Ebu Cehilleri, bugünün emperyalist ülkeleri ve yeryüzünü sömürge gettosu yapan insanlarıdır. Ebu Cehiller kol geziyor, hala.

Kaşaneler de oturup ta yoksulluk edebiyatı yapanlar, yüreğinde aç ve çıplak çocukların acısını hiçbir zaman hissetmediler. İslamı referans aldığını söyleyenler dahi, Müslümanlığı namaz kılmak ve oruç tutmaktan ibaret sandılar. İslam’ın ne toplumsal öğretisini, ne zekat ve infak’taki hikmetini, nede kültürel zenginliğine dair mesajlarını anlamadılar.

Hala sakalın uzunluk kısalığına, cübbe ve sarığa irfan vehmedenler, yırtık ayakkabılarla su birikintilerinde üşüyen o çocukların ayaklarının derdine bigane kaldılar.

Chavez’in söylediği sözler, sosyalist olduğu için kabul görülmeye bilinir.

Ama ben kabul ediyorum ve muhteşem tanımlama-tespit olarak değerlendiriyorum. İslam, insanlık onuruna atıfta bulunan, değerini tam olarak iade eden bir dindir. Hazreti Peygamberin “Komşusu aç iken, kendisi tok yatan bizden değildir” hadisini dillerine pelesenk edenler, dönüp kendi hayatlarına ve yaşam standartlarına baksınlar. Bu söze uygun hangi davranış içerisinde olduklarına ilişkin kendilerini test etsinler.

Birbirimizi kandırmaya lüzum yok.

Esas olan, tek dişi kalmış canavar olan bu dünyada, kan ve gözyaşı bitmediği sürece, İslam coğrafyasında yaşayan Müslümanlar başta olarak, hakkı tam olarak söyleyip yaşamış sayılmayız.

Eğer İslam’ı referans alıyorsak, önce toplumsal mesajlarını iyi anlamamız gerekiyor.

Etiketler

İlgili Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sıradaki Haber

Kapalı