Cumhuriyet Halk Partisi Çorum İl ve Merkez İlçe Kadın Kolları, koronavirüs sürecinde kadına yönelik şiddetin artması nedeniyle şiddet olaylarını protesto etmek ve kadınlara sahip çıkmak amacıyla parti binasında basın açıklaması yaptı.

Parti binasında Kemal Kılıçdaroğlu Toplantı Salonu’nda yapılan basın açıklamasına CHP İl Başkanı Mehmet Tahtasız, Merkez İlçe Başkanı Ulaş Tokgöz, İl Kadın Kolları Başkanı Kamile Anar, Merkez İlçe Kadın Kolları Başkanı Filiz Aydın, İl Genel Meclisi Grup Başkanvekili Yıldız Bek, İl ve Merkez İlçe Yönetim Kurulu Üyelerinin yanı sıra Kadın Kolları Üyeleri katıldı.

İl Başkanı Mehmet Tahtasız’ın açılış konuşmasının ardından İl Kadın Kolları Başkanı Kamile Anar ve Merkez İlçe Kadın Kolları Başkanı Filiz Aydın birer konuşma yaparak kadınların yalnız olmadığını, kadına yönelik şiddetin ve cinayetlerin son bulması için mücadeleye devam edeceklerini bildirdiler.

İl Kadın Kolları Başkanı Kamile Anar, “Erkek egemen sistemi hayatlarımızdan atana kadar, eşitlikçi ve özgür bir dünya kurana kadar da kadın cinayetlerinin politik olduğunu haykırmaya devam edeceğiz. Kadınlarımız asla yalnız değildir” dedi.

Anar, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Koronavirüs salgınıyla birlikte kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri hız kazandı.

Sağlık sistemine aşırı yüklenmenin yanı sıra, acil sayılmayan davaların askıya alınması, adalet sisteminin ve sosyal servislerin görevlerini uygulamada gecikmesi ve sosyal mesafenin getirdiği diğer engeller ile kadınlar için yapılacak yardım ve yönlendirmeler daha da zorlaştı.

Yardıma ihtiyacı olan kadınlar, karantina ve sosyal mesafe uygulamalarından dolayı gerekli kurum ve kuruluşlara ancak telefon ve mail yoluyla ulaşabildi.  Şiddet uygulayan ya da uygulamaya yatkın olan partnerleriyle ya da aile üyeleriyle yaşayan kadınlar, ev içinde geçen saatlerin artmasıyla bu yollarla gerekli yerlere ulaşamaz duruma geldi.

Şiddete uğrayan kadınlar, virüs bulaşma riskinden dolayı hastanelere gidip darp raporu almaktan çekindi. Kolluk birimlerinin ise virüs nedeniyle 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin önlenmesine dair kanun yükümlülüklerini yerine etkin bir şekilde getiremedikleri de gözlemlendi.

Kadınlar kurumlara başvurduklarında hak ihlalleri il karşılaştı. Karakollarda koruma kanununun geciktirilmesi, koruma kararı ihlallerinde işlem yapılmaması, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından takip edilmesi gereken koruma altındaki kadınların takibinin yapılmaması, cezaevinden tahliye edilen ve izinli çıkan şiddet failleri hakkında kadınların bilgilendirilmemesi bu hak ihlalleri arasında öne çıkanlar.

Şiddet tehlikesi altında olan her kadının yanındayız. Şiddetin artışı karşısında yapabileceklerimiz var. Başta yaşam hakkımız olmak üzere tüm haklarımıza sahip çıkmak için bu gün meydanlardayız. Bir kadının daha yaşam hakkının gasp edilmesine izin vermemek için alanlarda ve her yerde olacağız. Erkek egemen sistemi hayatlarımızdan atana kadar, eşitlikçi ve özgür bir dünya kurana kadar da kadın cinayetlerinin politik olduğunu haykırmaya devam edeceğiz. Kadınlarımız asla yalnız değildir.”

Merkez İlçe Kadın Kolları Başkanı Filiz Aydın ise konuşmasında; geçtiğimiz Nisan ayında 20, Mayıs ayında 21 kadının cinayete kurban gittiğini ifade ederek, “Hiçbir kadının saçının teli zarar görmeyene kadar, tam eşitlik sağlanana kadar meydanlarda olmaya devam edeceğiz!! Bu memlekette özgür ve eşit yaşayacağımız, emeğin sömürülmediği şehirleri inşa edeceğiz” ifadesini kullandı.

Filiz Aydın’ın konuşması şu şekilde:

“Tüm dünyada ve Türkiye’de korona virüs ile birlikte olağanüstü bir dönemden geçiyoruz.

Biliyoruz ki korona salgını süresince en çok etkilenen kesim: işçiler, emekçiler, işsizler, yoksullar ve tabii ki kadınlardı.

Bu süreçte ne yazık ki kadına yönelik şiddet çeşitli başvuru ve yargı mekanizmalarının işletilmemesinden kaynaklı olarak daha da vahim bir noktaya geldiğini gördük.

Yeni infaz yasasının yarattığı tahliyeler ise şiddeti artıran önemli bir unsura dönüştü.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformunun açıkladığı verilere göre Mayıs ayında 21 kadın kardeşimiz, Nisan ayında ise 20 kadın kardeşimiz erkekler tarafından katledildi.

Daha birkaç gün önce Konya’da Nargül Yıldız, Muğla’da Zeynep Şenpınar, Manisa’da Gülnur kocabaş, Rize’de Rukiye Çerman ve Diyarbakır’da Nurcan Polat ve niceleri erkekler tarafından katledildi.

Caydırıcı yasalar uygulanmadıkça, erkek akıl, erkek yargı, erkek devlet anlayışı değişmedikçe, kadınları güçlendirici önlemler alınmadıkça  şiddet önlenemeyecek!!

Katillere hak ettikleri cezaları vermeden, toplum içine bırakanlar da bu suça ortaktır.

Biz; şiddeti öven tüm yaklaşımları teşhir edeceğiz,

Katillerin hak ettiği cezayı alması için bütün davaların sonuna kadar takipçisi olacağız.

Nafakayı kaldırmak için yasa hazırlıkları yapanlar,

6284 sayılı Yasayı kaldırmak isteyenler,

İstanbul Sözleşmesi’nden devletin imzasını çekmesi için uğraşanlar

Katledilen kız kardeşlerimizin cinayetlerinin sorumlusudur.

Tüm bu olumsuzluklara rağmen yaşam hakkımızı savunmaya devam edeceğiz!

Nafaka ile ilgili değişiklik yapmanıza izin vermeyeceğiz,

6284 sayılı yasaya dokunamayacaksınız,

İstanbul Sözleşmesi’ni tartışmaya açmanıza izin vermeyeceğiz.

Aile içinde çizdiğiniz o sınırda yaşamayı kabul etmeyeceğiz.

Kadınların ‘Ölmek istemiyorum’, ‘Ölmeden koruyun beni’, ‘Beni öldürdükten sonra mı tutuklayacaksınız’ çığlıklarının yükselmediği bir hayatı kuracağız!

Yan yana gelerek, dayanışarak, yılmayarak, mücadele ederek kazanacağız.

Hiçbir kadının saçının teli zarar görmeyene kadar, tam eşitlik sağlanana kadar meydanlarda olmaya devam edeceğiz!! Bu memlekette özgür ve eşit yaşayacağımız, emeğin sömürülmediği şehirleri inşa edeceğiz.

Yaşasın kadınlar!  Yaşasın mücadelemiz!!!”