CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, çiftçinin 160 milyar liralık borcunun bulunduğunu, bugünkü üretim yapısı ve mevcut tarım politikaları ile bu borcun ödenmesine imkan bulunmadığını belirterek, devletin borçları önce erteleyerek, sonra da 10 yıl gibi bir vadeye yayıp yapılandırarak, faizleri de sıfırlayarak çiftçiyi kurtarması gerektiğini söyledi.

Sarıbal, beraberinde CHP İl Başkanı Mehmet Tahtasız, Merkez İlçe Başkanı Ulaş Tokgöz ve diğer parti yöneticileriyle birlikte Merkez Ovasaray Köyü’nde üreticilerle buluştu.

Köy halkıyla sohbet ederek sorun ve taleplerini dinleyen Sarıbal, 1 lira maliyeti olan soğan ve patatesin 60 kuruştan satıldığını, çiftçinin zarar ettiğini, ihracat kısıtlaması ile de ürünlerin depolarda çürümeye terk edildiğini söyledi.

TMO’nun sıfır gümrükle her şeyi ithal edebildiğine dikkati çeken Sarıbal, bu topraklarda rahatlıkla yetişebilen ürünlerin ithal edilmesinin üreticiyi batağa sürüklediğini, ithalata harcanacak paranın çiftçiye aktarılması gerektiğini söyledi.

Çiftçinin toplam 160 milyar liralık borcunun bulunduğunu, borcu bulunan çiftçinin de hükümete karşı boynunun eğri olduğunu, çiftçinin hakkını savunamadığını anlatan Sarıbal, “çiftçi sayısında son yıllarda büyük bir azalma söz konusu. Yaptığı üretimle eline bir şey geçmeyen, borcunu ödeyemeyen çiftçi, evini barkını terk ederek büyük şehirlere göçmüş durumda. Ekilen arazi miktarı da büyük oranda düştü. Dünyada en ucuz tarım ürününü Türk çiftçisi üretiyor. Üstelik de en pahalı mazota, en pahalı gübre, ilaç ve tohuma rağmen. Tohum, yabancı şirketlerin eline düştü. Elektriği özelleştirdiler, ucuzlayacağı yerde daha da pahalı hale geldi. Elektrik milletin başına bela olmaya başladı. Her şeyin fiyatını dış ülkeler belirliyor. Bizim belirleme veya karşı çıkma imkanımız yok” dedi.

Gıdanın, üretimin, tarım ve hayvancılığın büyük önem taşıdığının altını çizen Sarıbal, içinde bulunduğumuz korunavirüs sürecinde de gıdanın öneminin çok iyi anlaşıldığını kaydetti.

Doğru planlama, destekleme, ithalatın azaltılmasıyla Türk çiftçisinin desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Sarıbal, “yabancı ülkelerin çiftçisini destekleyeceğimize kendi çiftçimizi destekleyelim. Üretimin önünü açmak, tarımsal kalkınmayı sağlamak zorundayız” diye konuştu.

7 Ocak’ta soğana ihracat kısıtlaması getirildiğini hatırlatan Sarıbal, “Soğan yazın taze olarak tüketilir, kışın da depolara konulur ki kışlık olarak da tüketilebilsin. Eğer tüm soğanı yazın tüketirseniz kışın ne yiyeceksiniz? Bunun için soğanın depolanması gerekiyor. Ama bizim hükümetimiz birkaç yıl önce soğan depolarını basarak üreticiyi terörist ilan etti. Tam da soğanın ihraç edileceği dönemde ihracat kısıtlaması getirdiler. Soğanlar depolarda çürüdü. Soğan ve patateste dalgalı üretim süreci yaşıyoruz. Bir yıl çok ekiliyor, üretim çok oluyor, üretici malını ucuza satıyor ve para kazanamıyor, ertesi yıl az ekiliyor, üretim yetersiz oluyor ve ürünler pahalı fiyata alıcı buluyor. Bu durumun önüne geçmek için üretim planlaması yapılması gerekiyor. Soğana getirilen ihracat kısıtlaması ile hem ürünler depolarda çürüdü, hem de Türkiye dış pazarını başka ülkelere kaptırdı” şeklinde konuştu.

Sarıbal, CHP iktidarında çiftçinin her yönüyle korunacağını bildirdi.

CHP İl Başkanı Mehmet Tahtasız ise, parti olarak üreticinin, alınteri dökenin, çiftçinin, emekçinin yanında olduklarını vurgulayarak, sorunların çözümü noktasında gereken her türlü çalışmayı yapacaklarını bildirdi.