Çorum Barosu, kadına yönelik şiddet ile ilgili bir açıklama yaptı.

Baronun Kadın Kolları Başkanı Av. Lale KOLDAŞ tarafından yapılan açıklamada; “Siz siz olun kadınları koruyun, anne olan kadınları koruyun ne olur!!!!!
Bu feryat annesi evvelki gün ağır bir şekilde babası tarafından yaralanan 9 yaşındaki çocuğumuza ait.
9 yaşındaki bir yürek dahi kadınların korunmaya muhtaç hale geldiğinin farkına varmış ne yazık ki…
3 çocuk annesi G.K. bir süreden beri ayrı yaşadığı imam nikahlı eşi tarafından birden fazla kez aldığı darbe ile ağır yaralanmıştır.
Kadın cinayetleri bireysel olaylar olarak düşünülemez. Toplumun kadına bakışı, kadının hak ve özgürlüklerinin tanınmaması, erkek egemen anlayışın değiştirilmeye çalışılmaması, kadın üzerinden yanlış söylemlere ve beyanatlara son verilmemesi ve kadının birey olmasının önüne devamlı olarak set çekilmesinin sonucunda gelinen noktadır ve toplumsal bir sorundur.
Şiddet önlenebilir. Ancak gerekli mücadele bir virüsü ortadan kaldırmak kadar basit değildir. Aşısı, ilacı ya da tam şifası yoktur. Şiddeti önlemek ve korunmak için; “şiddet bilinci” geliştirmek, nasıl oluştuğunu, hayatın her alanına nasıl sızdığını anlamak tek yoldur.

Şiddetten korunma stratejileri uzun süreli ve kalıcı kazanımlar için bütüncül olmalıdır. Toplumsal yaşamda barışçıl gibi görünen sosyal süreçlerle kadınları tahakküm altına alan, ekonomik, sosyal ve siyasal ilişki biçimlerinin dışında bırakan, kadın kimliğini güçsüzleştiren tüm bağımlılık ilişkileri şiddet bilinci çerçevesinde ele alınmalıdır. Cinsiyetçi, ayrımcı değer ve “norm”lar, kurallar, gelenekler incelemeye tabi tutulmalıdır. Çünkü en yaygın şiddet biçimi tahakküm altında olanların, kendilerini tahakküm altında tutanların yaratıp hakim kıldığı ilişki biçimlerini benimsemesi ve sürdürmesidir. Tahakkümün tüm görünümlerinin ortaya serilerek sorgulanması, şiddetin kendini yeniden üretmesine engel olur.
Aile içinde kadın ve erkeğe biçilmiş kalıplarla ve kadını birey olarak görmeyen anlayışla yetişen çocuklar, yaşamı boyunca şiddet uygulamaya eğilimli olmaktadırlar. Bu kısır döngüyü durdurmak için şiddetle mücadelede kararlı bir devlet politikasına ihtiyaç vardır. Cinsiyetçi ve ayrımcılığı reddeden, çocuklukta başlayacak eğitime ve bunları gözeterek çocuklarını yetiştiren ebeveynlere ihtiyaç vardır. Devletimiz tüm bunları gerçekleştirecek güçte ve yetenektedir. Devletimizi yönetenleri bu gücü kullanmaya ve bir an önce kadına yönelik şiddeti sona erdirecek adımlar atmaya davet ediyoruz.” denildi.