Cumhuriyet Halk Partisi Çorum İl Başkanı Mehmet Tahtasız, Vali Mustafa Çiftçi’nin kişisel düşüncelerini bir kenara bırakarak, birleştirici, bütünleştirici bir tutum sergilemesini ve yasalara uymasını istedi.

Bilindiği üzere; Çorum Valisi Mustafa Çiftçi, AKP Çorum Milletvekili Erol Kavuncu, Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, İskilip Kaymakamı Muharrem Eligül ve beraberindeki protokol üyeleri, İskilipli Atıf Hoca’yı mezarı başında anmıştı. 

Devlet protokolünün İskilipli Atıf Hoca’yı mezarı başında anmasına ve gelen tepkiler sonrası Vali Çiftçi’nin bir açıklama yaparak bu olayın doğruluğunu savunmasına tepki gösteren Tahtasız, “Anayasa kitapçığımızda belirtildiği şekliyle “Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Hiç kimse kaynağını anayasadan almayan bir yetkiyi kullanamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.” Siz buna dikkat etmezseniz insanlardan yasalara uymasını nasıl bekleyeceksiniz” ifadesini kullandı.

CHP İl Başkanı Tahtasız’ın konuyla ilgili açıklaması şu şekilde:

“Sayın Vali açıklamanızda belirttiğiniz gibi;

“27 Mayıs 1960 askeri darbesinden sonra şehit edilen Başbakan Adnan Menderes, Maliye Bakanı Hasan Polatkan ve Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’yu bu millet hiç unutmadı ve itibarları iade edildi.” Peki nasıl oldu bu iadeyi söylememişsiniz?

1974 yılında CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit ile MSP Genel Başkanı Necmettin Erbakan’ın uzlaşmasıyla kurulan hükümet, İmralı Adası’nda gömülü olan Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın mezarlarının başka bir yere taşınabilmesine izin verdi.

Nakil işlemi ise 17 Eylül 1990’da Topkapı’daki anıt mezara yapıldı.

İdam kararlarının Yassıada yargılamalarını hükümsüz kılacak yasa değişikliği teklifi, TBMM Anayasa Komisyonu’nda oy birliğiyle kabul edildi ve 24.06.2020 tarihinde kabul edildi.

Peki İskilipli Atıf Hoca ile ilgili herhangi bir karar bulunmakta mıdır? 

Evet bulunmaktadır. 

İskilipli Atıf Hocanın gerekçeli idam kararında  (3 Şubat 1926) 2 suçtan yargılandığı görülmektedir. 

  1. Halkı isyan ve irticaya teşvik. 
  2. Milli mücadeledeki ihanet bildirileridir.

Bu konuda çok fazla da kaynak bulunmaktadır.  Her biri konularında çok uzman olan  tarihçilerin kitaplarını talep ettiğiniz takdirde sizlere ulaştırmaktan da büyük mutluluk duyarız. 

Ancak bu kaynaklardaki bilgileri değerlendirecek durumda değiliz. Ortada bir karar var ve bu karar uygulayıcıları bağlar.

Anayasa kitapçığımızda belirtildiği şekliyle “Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Hiç kimse kaynağını anayasadan almayan bir yetkiyi kullanamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.”

Siz buna dikkat etmezseniz insanlardan yasalara uymasını nasıl bekleyeceksiniz.

Sizleri; kişisel düşüncelerinizi bir kenara bırakarak tüm toplum kesimlerine eşit, birleştirici, kimseyi incitmeden davranmaya, kanun ve yasalara uymaya davet ediyoruz.”